Kurt Cobain - Son Mektubu
Posted by Birileri Beni Sustursun | Posted in | Posted on 09:24
0
Daha çocukça şikayetleri olan. Tükenmiş, deneyimli bir ahmağın ağzından konuşuyor olmak. Bu bayağı kolay anlaşılabilir bir not olmalı. Yıllar boyunca, diyelim ki, cemiyetimizin serbestliği ve benimsemesi ile ilgili ahlak punk rock 101 derslerinden alınan öğütlerin ne kadar doğru olduğunu kanıtlamıştır. Çok uzun yıllardır okuyup yazmakla birlikte dinlemekten, yaratmaktan da olduğu gibi heyecan almadım.
Bunlar için kelimelerle anlatılamayacak bir suçluluk duyuyorum. Mesela sahne arkasındayken ve ışıklar sönüp kalabalığın çılgın tezahüratı karşısında, beni hayran olduğum ve kıskandığım Freddy Mercury'e olduğu gibi etkilemedi. Gerçek şu ki sizi aptal yerine koyamam.
Hiç birinizi. Bu basitçe ne sizin ne de benim için adil değil. Aklıma gelen en kötü suç, insanlara karşı sahtekarlık yapıp %100 eğleniyormuşum gibi görünerek dolap çevirmek. Bazen sahneye çıkmadan önce saati yumruklamak, zamanı durdurmak geçiyor içimden. Kulisteyken, ışıklar söndüğünde duyduğum çığlıklar da etkilemiyor beni.
Gücümün yettiğince değer vermek için her şeyi denedim ve deniyorum. Tanrım, inan bana deniyorum, ama bu yeterli olmuyor. Benim ve bizim birçok insanı etkilediğimiz ve eğlendirdiğimiz gerçeğine saygı duyuyorum. Elden kaybolduktan sonra kıymet veren biri, o narsistlerden biri olur. Ben çok hassasım. Bir zamanlar bir çocukken sahip olduğum hevesi yeniden kazanmak için biraz uyuşmaya ihtiyacım var.
Son üç turumuzda şahsen tanıdıklarıma ve müziğimizin hayranı olan tüm insanlara daha çok değer verdim, ama hala herkes için beslediğim asabiyet, suçluluk ve anlayışı aşamadım. Hepinizin içinde iyilik var ve sanırım insanları çok fazla seviyorum. Öyle çok ki bu beni mutsuz hissettiriyor. Üzgün, küçük, hassas, değer vermeyen balık burcu. İsa oğlum!neden tadını çıkarmıyorsunuz? Bilmiyorum! İhtiras ve anlayış yemini eden cazibeli bir karım var ve bana eski halimi çok fazla hatırlatan bir kızım.
Sevgi ve neşe dolu, her gördüğü insanı öpüyor çünkü herkes çok iyidir ve ona kimse zarar vermez! Frances' in üzgün, kendine zarar veren, ölü bir rock'çı olduğumu düşünecek olmasına dayanamıyorum. İyi yapıyorum, çok iyi Ve minnettarım, ama yedi yaşından beri insanlara karşı genel bir nefret duydum... Sırf insanlara iyi geçinmek ve anlayış sahibi olmak çok kolay görünüyor diye. Anlayış! sanırım sadece insanları çok sevdiğim ve onlara çok üzüldüğüm için.
Geçen yıllar boyunca mektuplarınız ve ilginiz için alevler içindeki mide ağrısı cehenneminden hepinize teşekkür ediyorum. Ben çok kararsızım, ümitsizim! Artık eski tutkum yok ve şunu hatırla: Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir!
Barış, sevgi ve hoşgörü dileğiyle…
Francis ve Courtney ben sizin yanınızda olacağım...
Lütfen Courtney devam et...
Francis için, onun hayatı için ki ben olmadan daha mutlu olacak...
Sizi seviyorum, sizi seviyorum…
/Kurt Cobain
Cennet mi, cehennem mi?
Cehennemde olduğumu düşünüyorsun
Evet, kiliseye giderdim. Ama sadece zorunda olduğum için
Aslında tanrıya hiç inanmadım
Yani, terfi etmek için memnun etmem ya da etkilemem gerekmiyordu
Bildiğim tek tanrı çirkin pantolon giyen asabi bir palyaço
Ve bütün esprileri birbirinin aynı
Sanırım bu yaklaşımla kesinlikle cehenneme giderim
Bunun iyi tarafı ise şu,
Orada seni bekleyen tanıdık bir yüz olacak...
Yeşilçam ve Mükemmel Ödülleri (!)
Posted by Birileri Beni Sustursun | Posted in | Posted on 15:22
0
Bir Yeşilçam ödülleri daha sahiplerini buldu, ama ben başlıktan anlaşılacağı gibi yine mutsuzum. Yine ödüllere itirazım var. Aslında pek fazla da değil, sadece 1 tane ödüle itirazım var, ama o ödül de öyle böyle bir ödül değil, yılın filmi ödülü, en önemli ödül de denebilir. Öncelikle şunu belirteyim, yılın filmi ödülü adayları şunlardı : Güneşi Gördüm, Hayat Var, İki Dil Bir Bavul, Nefes: Vatan Sağolsun ve Vavien. Benim bu daldaki favorim Vavien idi, ama belki şu an ülke gündeminde açılım söz konusu olduğundan İki Dil Bir Bavul filmi de alabilir diyordum, ama asıl favorim Nefes: Vatan Sağolsun filmiydi. Peki en büyük favorim Nefes filmi iken neden verilen bu ödüle itiraz ediyorum ? Çünkü Nefes filminin en büyük favorim olmasındaki sebep, çok çok iyi bir film olması değil, aksine Türkiye'deki milliyetçilik duygusu, askerimize olan sevgimizdi. Biz Türkler de her işe duygumuzu kattığımızdan dolayı bu ödülün ona verileceğini adım gibi biliyordum.
Nefes filminin bu ödülü aldığından mutsuz olmamın sebebi, bu filmin tam da şehit verdiğimiz asker sayısı arttığı zaman da gündeme gelmesi, çekilmeye başlanması, ve şehitlerimizin sayısının maksimum seviyeye ulaştığında vizyona girmesi, ki böyle filmler hep böyle zamanlarda ortaya çıkar zaten, örneğin Atatürk filmleri, belgeselleri. Tam da Atatürk'ümüz, Atatürkçülüğümüz elden gidiyor tartışmaları varken bir bakmışsın bir film çekilmiş ve vizyona girmiş, seyirci koşa koşa gitmiş. Zaten böyle filmler yapmak için senaryoya dahi gerek yok, böyle oyunculara da gerek yok. Hiç bir fikir üretmeye gerek olmayan bir senaryoya sahip olan bir filmin en iyi film ödülü almasından bahsediyoruz burada. Tıpkı The Hurt Locker filmi gibi. Amerikalıların gözünden Amerika-Irak savaşını anlatan bir film Oscar'da en iyi film ödülünü kazandı. Ona da şaşırmadım tıpkı Nefes filminin bu ödülü kazanması gibi.
Aslında bu ödüllere pek de itiraz etmeye gerek yok. Güzelim ülkemde en çok izlenen film Recep İvedik gibi bir film olduktan sonra, En İyi Film Ödülünü bu filmin almadığına dua etmek lazım. Yurtdışında ödülleri silip süpüren Yumurta, Süt, Bal, Pandora'nın Kutusu gibi filmler seyirci bile toplamazken, osuran bir adam görüp gülmeye giden 3 milyon küsur insan var ne yazık ki. Zaten saydığım filmlere giden izleyici bir bok anlamadım deyip filme sayıp sövüyor, nasıl almış anlamadım bu ödülleri diyor, ama durup da kendinde bir kabahat aramıyor. Ama olsun, (Nefes) Vatan Sağolsun. Biz beyaz perdede osuran birini görüp gülmeye devam edelim boşverin.
Herbokubilenadam'ın dediği gibi : "Memleketin en çok gişe yapan filmi Recep İvedik, en popüler yönetmeni Sinan Çetin, film eleştirmeni Ömür Gedik. E ne bok yemeye şaşıyorsun hala?"
Gani Müjde'nin Paylaştığı Güzel Bir Söz : Ömrü daim olsun hocam Lütfi Akad "Film at değildir ki yarıştırılsın" demişti.O günden beri yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.
(Bu arada Pandora'nın Kutusu filminin başrol oyuncusu 91 yaşındaki hanım teyzemizin bu ödüllere aday bile olmaması çok garip)
İşte ödüller ve sahipleri:
EN İYİ FİLM
Nefes : Vatan Sağolsun
EN İYİ YÖNETMEN
Reha Erdem-Hayat Var
EN İYİ MÜZİK
Atilla Özdemiroğlu-Vavien
EN İYİ KADIN OYUNCU
Binnur Kaya-Vavien
EN İYİ ERKEK OYUNCU
Mert Fırat-Başka Dilde Aşk
EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Cemal Toktaş-Güneşi Gördüm
EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU
Derya Alabora-Pandora'nın Kutusu
EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ
Soykut Turan-Güneşi Gördüm.
EN İYİ SENARYO
Engin Günaydın-Vavien
EN İYİ GENÇ YETENEK
Elit İşcan- Hayat Var
TURKCELL İLK FİLM ÖDÜLÜ
Nefes: Vatan Sağolsun-Levent Semerci
Trainspotting
Posted by Birileri Beni Sustursun | Posted in Bir Kitap | Posted on 12:45
0
…" Bizi seç. Hayatı seç… Çamaşır makinesi seç, araba seç, bir kanepeye oturup ağzına berbat şeyler tıkıştırarak beyin uyuşturucu ve ruh çökertici aptal televizyon programları seyretmeyi seç. Bir huzur evinde üzerine sıçıp işeyerek çürümeyi, bencil ve kafayı yemiş çocukların için bir utanç kaynağı olmayı seç. Hayatı seç.
İyi de, ben hayatı seçmemeyi seçiyorum"
Jerome David Salinger
Posted by Birileri Beni Sustursun | Posted in Bir Yazar | Posted on 11:57
0
Buluşmaya gittiğimde vakit daha erkendi, ben de lobide saatin yanındaki deri koltuklardan birine oturup kızları seyrettim... Bir sürü okul çoktan tatile girmiş, millet evine gelmişti, yaklaşık bir milyon tane kız oturarak veya ayakta, buluşacakları oğlanların gelmesini bekliyordu... Bacak bacak üstüne atmış kızlar, felaket bacaklı kızlar, rezalet bacaklı kızlar, harika görünen kızlar, bir tanısanız ne orospu olduğunu bileceğiniz kızlar... Gerçekten güzel bir manzaraydı, beni anlıyorsanız eğer... Bir bakıma, biraz da moral bozucuydu, meraka düşüyordunuz... Yani liseden veya üniversiteden sonra... Heralde çoğu, sersem heriflerle evlencek diyordunuz... Hep o lanet arabalarının mil başına kaç litre benzin yaktığından bahseden herifler... Golfte ya da pingpong gibi salak bir oyunda size yenildikleri için çocuk gibi kızan herifler... Çok ters herifler.. Çok sıkıcı herifler.. Hiç kitap okumayan herifler..
Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar
Franny ve Zooey
Dokuz Öykü
Çavdar Tarlasındaki Çocuklar
Salinger'dan Son Bir Alıntı
Sonunda artık buralardan çekip gitmeye karar verdim. Karar verdim, eve artık hiç gitmeyecektim, yeni bir okula daha gitmeyecektim. Karar verdim, yalnızca Phoebe'yi bir görüp ona hoşça kal filan diyecek ve ona Noel harçlığını geri verecektim, sonra da otostop yaparak batıya gidecektim. Ne yaparım dedim, Holland Tüneli'nin oradan otostopla bir yere kadar gider orada inerdim, sonra bir daha, sonra bir daha derken, birkaç gün içinde batıda güneşli bir yerde, beni tanımayan insanların arasında bir iş bulurdum. Bir yerlerde, bir benzin istasyonunda bir iş bulurum diyordum, arabalara benzin, yağ filan doldururdum. Nasıl bir iş olursa olsun, farketmezdi zaten. Kimse beni tanımasın, ben kimseyi tanımayayım, bu yeterdi. Düşündüm, sağır-dilsizmişim gibi numara yapardım. Böylece, hiç kimseyle o salak konuşmaları yapmak zorunda kalmazdım. Biri bana bir şey demek istediğinde bir kâğıda yazar, bana uzatırdı. Bundan bir süre sonra sıkılınca da, ömrümün sonuna kadar insanlarla konuşmaktan kurtulurdum. Herkes beni sağır-dilsiz herifin teki sanır, beni rahat bırakırdı. Salak arabalarına benzin, yağ filan doldururdum, onlar da bana bir maaş verirlerdi. Kazandığım parayla bir yerlerde kendime küçük bir kulübe yapar, ömrümün sonuna kadar orada yaşardım. Ormanın hemen yakınında yapardım kulübeyi, fazla içerlere yapmazdım, çünkü daima güneşli bir yerde olmak istiyordum. Kendi yemeğimi kendim pişirirdim, eğer evlenmek filan istersem de, gider kendim gibi sağır-dilsiz bir kız bulur, onunla evlenirdim. Kulübede benimle yaşardı, bana bir şey demek istediği zaman, herkes gibi o da lanet bir kâğıda yazardı. Eğer çocuklarımız olursa, onları bir yerlere saklardık. Onlara bir sürü kitap alırdık, okuma-yazmayı biz öğretirdik.
Salinger'dan Bir Söz (En Sevdiğim)
Sakın kimseye bir şey anlatmayın, herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.
Salinger'a Selam Eden Şarkılar: http://www.hafifmuzik.org/?p=6175
Salinger'dan Bir Cevap : "Çavdar Tarlasında Çocuklar" kitabının filmini çekme için telif hakkını almak isteyen bir kişiye şöyle cevap vermiştir : " Holden (Kitabın baş kahramanı) beğenmez diye korkuyorum, veremem"
Forrest Gump
Posted by Birileri Beni Sustursun | Posted in | Posted on 15:04
0

Otobüs Şoförü Bayan : Binecek misin ?
Forrest : Annem yabancıların arabalarına binmememi söylerdi.
Otobüs Şoförü Bayan : Bu, okul otobüsü.
Forrest : Ben Forrest, Forrest Gump.
Otobüs Şoförü Bayan: Ben de Dorothy Harris.
Forrest : Artık birbirimize yabancı değiliz.




